Türk Yükseköğretim Sisteminde Mikro-Yeterliliklerin Kredilendirilmesi İçin Gereksinimlerin Belirlenmesi
Büyük K. (Yürütücü), Deniz N., Kaplancıklı Z. A., Akyıldız M., Yılmaz A. Y., Kılınç H., et al.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2025 - 2027
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
- Başlama Tarihi: Ağustos 2025
- Bitiş Tarihi: Şubat 2027
Proje Özeti
Mikro-yeterliliklerin içerdiği öğrenme kazanımları, iş yükü ve kredi değerinin belirlenmesi, eğitimde standartların oluşturulması ve karşılaştırılabilirliği sağlamak adına büyük bir öneme sahiptir. Kredi değerinin belirlenmesi, eğitim programlarının karmaşıklığına ve içeriğine uygun olarak adil bir ölçüm sunar. Bu süreç, aynı zamanda yeterlilikler arası geçişlerde ve karşılaştırmalarda bir referans noktası oluşturarak öğrencilere ve eğitim kurumlarına rehberlik eder. Bu sayede öğrenciler, kendi eğitim hedeflerine uygun mikro yeterlilikleri seçebilecek ve bu yeterliliklerin karşılığında alacakları krediyi önceden bilme imkanına sahip olacaklardır. Bu süreç, akademik alanda standartların oluşturulması ve yeterliliklerin kıyaslanabilirliğini artırarak uluslararası düzeyde öğrenci hareketliliğini desteklemektedir. Ayrıca, mikro-yeterliliklerin kredi değerinin belirlenmesi, öğrenenlerin kişisel ve profesyonel gelişimlerine uygun esnek eğitim yollarını seçmelerini sağlamaktadır. Avrupa Komisyonu, mikro-yeterlilik ile ilgili yol haritasını belirlerken, ortak bir tanım ve Avrupa Birliği (AB) standartlarının belirleneceği, eğitim kurumları ve işgücü piyasasının aktörleriyle geniş kapsamlı istişarelerin yapılacağı bir sürecin başlatılmasını öngörmüştür. Avrupa Birliği Konseyi ise 16 Haziran 2022 tarihinde, hayat boyu öğrenme ve istihdam edilebilirlik için mikro-yeterliliğe yönelik Avrupa yaklaşımını destekleyen bir tavsiye kararını kabul etmiştir. Bu karar, kurumlar, işletmeler, sektörler ve sınırlar arasında mikro-yeterlilik bilgilerinin geliştirilmesi, uygulanması ve tanınmasını amaçlamaktadır. Yol haritasına göre, Avrupa Yüksek Öğretim Alanı'nda mikro-yeterlilik ile ilgili standartlar, 2024 yılında gerçekleştirilecek olan Bologna Süreci Bakanlar Konferansı'nda ele alınacaktır. Buradan hareketle Türkiye'de mikro-yeterlilik ekosistemlerinin politika ve mevzuat altyapısı, stratejileri, kaynakları, işleyişi ve kalite güvencesi süreçleri hakkında bir bilgi tabanı oluşturulması, bu doğrultuda mikro-yeterlilik programlarının Türk Yükseköğretim Sistemi'nde uygulanması ve potansiyel katkılarının belirlenmesi hedeflenmektedir. Bu araştırma, mikro-yeterlilik programlarının Türk eğitim sistemi içindeki ilke, usul ve esaslarını belirlemek için önemli bir temel oluşturacaktır. Mikro-yeterlilik programlarının Türk Yükseköğretim Sistemi'ndeki uygulanabilirliğine ve gereksinimlerine yönelik çalışmalar, eğitim politikalarının geliştirilmesi ve eğitim kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Yükseköğretimde mikro-yeterlilik ekosisteminin kurulmasıyla mikro-yeterliliklerin karşılaştırılabilmesi, transferi ve biriktirilebilmesi için kritik bir adım atılmış olacaktır. Bu kapsamda; mikro-yeterlilik programlarının mevcut uygulama alanlarının ve modellerinin belirlenmesi, farklı ülkelerdeki mikro-yeterlilik uygulamalarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi, Türkiye'deki eğitim sisteminin özellikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda uyarlanabilir mikro-yeterlilik ilke ve esaslarının belirlenmesi, öğrencilerin, öğretim elemanlarının ve iş dünyasının mikro-yeterlilik bakış açılarının ve beklentilerinin araştırılması, mikro-yeterlilik programlarına ilişkin politika ve mevzuat alt yapısının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılması önemli görülmektedir. Böylece mikro-yeterlilik ekosisteminin Türkiye'de sağlıklı bir şekilde oluşturulması ve katkılarının artırılması hedeflenebilecektir. Proje Türk üniversite sisteminde yer alan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite üst yönetimleri, öğretim elemanları, öğrenci işleri sürecinde çalışan idari personel, öğrenciler ve üniversite dışı paydaşların mikro-yeterliliklere ilişkin hazırbulunuşluk düzeylerini belirlemeyi ve mikro-yeterliliklerin kabul edilmesini zorlaştıracak olası direnç noktalarını tespit etmeyi amaçlamaktadır.