DERME ÇATMA
Bu sergi, Hayri Esmer’in, kurgusal bir mimari ve kent
tipolojisi üzerinden, bozulma iyileşememe ve huzursuzluk gibi kentsel kodları
yorumladığı son dönem tuval ve üçboyutlu eserlerinden oluşmaktadır.
Sanatçı, toplumdaki irrasyonel yaklaşımlardan; kent mimarisinden, onun
kendine özgü karekteristiklerinden ve bunların birbiri ile etkileşiminden beslenmekte;
bunları beklenmedik mekânsal yapılanmalara dönüştürmektedir. Esmer, parlak renk
alanlarına sahip, zikzaklı ve sert geometrik biçimlerin boyut ve mekan yaratma potansiyellerinden
etkili bir şekilde yararlanmakta, kendine özgü geliştirdiği istiflenen bir çizgisellik
ile eserlerine ışıklı bir atmosfer, yanılsamalı bir algı ve şiirsel bir
duyarlılık kazandırmaktadır.
Derme Çatma, rastlantısal olarak bir araya gelmiş parçaların,
düzensiz bir şekilde birbirine eklemlenerek oluşturduğu bir dizi kurguyu
tanımlamaktadır. Bu eserlerde, ‘dizgesiz’ ve asimetrik oluşumlarla karakterize
edilen bir yapı söz konusudur... Güven telkin etmeyen, işlevsiz ve
tanımsız bir çöküş mimarisi… İç içe geçerek kullanışsız hale gelen mekân
parçaları, birbirine tutunamayıp devrilen kütleler, aralarda oluşan boşluklar ve
sistemik niteliği olmayan kurgular… Esmer, dinamik ve gerilimli bir o kadar da huzursuzluk
telkin eden kurgular yaratma çabasındadır. Derme Çatma
sergisi, Hayri Esmer’in Labirentler serisiyle başlayan boşluk ve sınır gibi
kavramların mekânsal yorumundan sonra, mekânın katmanlı bir düzensizliğe ve ikonik
bir biçim yapılanmasına nasıl evrildiğini bize gösterir. Bu sergide sanatçı,
yüzey-derinlik çatışması ekseninde, dinamizmi önceleyen yalınlaşmış bir mekân yapılanmasıyla
birlikte, malzeme, dil, biçim ve renk sorunlarına yönelik yeni deneyimlerini
sergilemektedir.