Soyut Resim ve Tipografik yaklaşımlar
Tez Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Anadolu Üniversitesi, GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ, GRAFİK SANATLAR BÖLÜMÜ (GSF), Türkiye
Tez Danışmanı: Atilla Atar
Tezin Onay Tarihi: 1995
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
20. yüzyıl, tüm dünyada ve Türkiye'de ilginç oluşumların, onlara bağlı olarak da özellikle görsel iletişim ürünlerinin sürekli artarak yaşandığı bir dönem şeklinde tanımlanabilir.
Yüzyılın başlarında gerçekleşen Endüstri Devrimi nedeniyle, sonunda yaratılan biçim ve görüntüler, güzelliğin toplumdaki işleviyle olan bağlılığına ters bir anlayışla ortaya çıkar; makina çağı, el sanatlarını, sosyal rolünden kopararak, insanı maddi yaşamı ve manevi gereksinimleri arasında ikilemlere sürükler.
Aynı dönemde, iletişim medyalarına paralel olarak, grafik tasarımı, insanın yaşamına girmeye başlar. Tasarım süreciyle, işlev ve estetiğin birleşeceği, kent yaşamının niteliklerini yükseltmeye katkıda bulunacağı düşünülür. Nitekim bugün, grafik tasarım, dünyayı saran iletişim ağının vazgeçilmez bir ögesi halini alır.
Grafik Tasarım, basılıp çoğaltına yoluyla elde edildiği, sonra da dağıtılarak tüketildiği için geçici bir karaktere sahiptir. Bununla birlikte, grafik tasarım günlük gazeteler gibi, ait olduğu toplumun, kültürel, politik ve ekonomik yapısını çok yakından izleyen, canlı bir şekilde aktarılmasına olanak veren güncel bir özellik taşır.
Diğer bir iletişim aracı olan resim de, yaşamı ve anlamlarını örgütlediği için grafik tasarımla büyük benzerlikler gösterir. Böylece, bir görsel anlatım aracı olarak resim ve sözsel anlatımın sembolik işaretlerle malzeme üzerine aktarılması olarak yazı, iki ayrı iletişim unsurunu oluşturur.
Diğer resim elemanlarının kullanımı gibi, yazı elemanları olan harfler de b i r e r l e k e o l a r a k değerlendirilirse, işaretlerden oluşan anlamlarından sıyrılabilir, birer resim elemanı haline gelebilir.
H a r f l e r v e t i p o g r a f i k k o m p o z i s y o n l a r , r e s i m s e l anlatım açısından incelenip uygulamaya dönüştüğünde, soyut resim ile aynı noktada buluşur. Çünkü, nesneler, sözcüklerinden .soyulduğu an, tıpkı yabancı bir dilin harf ve sözcükleriyle karşılaşıldığında gösterilen tepkisiz yaklaşım gibi, insan için hiçbir şey ifade etmeyen,daha doğrusu kendi doğasına yakıştırılan yapay anlamından arınıklaştırılan, salt lekelerden oluşan bir yapı sergiler. Bu lekeler, hem çizginin gücü, hem de boyanın etkisi ile, resimsel kurallar içerisinde, çarpıcı hale getirilir. Yüzeyin biçim ve b o y u t u n d a , m a l z e m e l e r l e v e yaratıcı kişinin b u e l e m a n l a r d a n yararlanabilme isteği ve becerisiyle çağdaş, aynı zamanda özgün ürünler ortaya koyulur.
S ö z c ü k l e r l e n e s n e l e r arasındaki i f a d e l e n d i r m e farkım, b i ç i m v e görüntüsünün parçaları arasındaki boşluk giderir, çoğalmasına katkıda b u l u n u r . B u oluşum, işaretlerin h i ç b i r şey tanımlamadığı, anlamlandıramadığı, bir uzamı gözler önüne serer; hiçbir koşula bağımlı kalmayan soyut gölge oyunlarını meydana getirir. Bu, yazının resimle, resmin ise yazıyla içiçe geçtiği yeni bir oluşum, yeni bir anlatımdır.