Anadolu Üniversitesi, pp.7, Eskişehir, 2017
Uzman görüşüne dayalı bilgi ve belge
isteğine yönelik olarak soruların yanıtlanmasında işitme engelli öğrencilerin
dil ve iletişim becerilerine yönelik giriş bölümüne ihtiyaç duyulmuştur.
GİRİŞ
İşitme engelli öğrenciler de dili normal
işitenlerle aynı süreçlerden geçerek öğrenirler, ancak engellerinden dolayı bu
süreç daha geç tamamlanır. Bu nedenle, işitme engellilerin okuma ve yazma
becerileri akranlarına göre daha geridir.
Dil
becerileri konuşma, okuma/anlama, dinleme, yazılı anlatım ve üstbilişten oluşmaktadır.
İşitme engelli öğrencilerin dil düzeylerini etkileyen çeşitli özellikler
bulunmaktadır (Tüfekçioğlu, 1998). Bunlar;
a)
İşitme kaybının derecesi (Hafif, orta, ileri ve çok ileri),
b)
İşitme kaybının oluş zamanı (doğum öncesi, doğum sırası, doğum sonrası/dili
edindikten önce veya sonra),
c)
İşitme cihazı kullanım özellikleri (erken tanı, cihazı takma yaşı ve süresi),
d)
Eğitim aldığı okulun türü ve eğitim yöntemi,
e)
Aile eğitimi alma,
f)
Sosyo-ekonomik düzey,
g)
Zeka düzeyidir.
İşitme engelli öğrencilerin dil düzeyleri
incelendiğinde çok çeşitlilik gösterdiği görülmektedir, eğitimleri sürecinde en
fazla 12-13 kişilik sınıflarda örgün eğitim görmeleri ve eğitim süreçlerinde Bireyselleştirilmiş
Eğitim Programları (BEP) ile desteklenme ihtiyacı duymaktadırlar.
Bütünleştirme (Örgün eğitim sisteminde
işiten akranları ile eğitim almaları) eğitiminden yararlanabilmeleri için
çeşitli kriterleri karşılamaları ve alan uzmanı/özel eğitimci tarafından
desteklenmeleri gerekmektedir. Gerçekleştirilecek eğitimlerin öğrencilerin dil
ve ihtiyaç düzeylerine uygun olması önem taşımaktadır.
İşitme engellilerle yapılacak olan
eğitimlerde İşaret dili anlık iletişimi sağlamada etkili olan bir yöntemdir.
Eğitim süreci içerisinde öğrencilerin akademik gelişimlerini sağlayacak olan
okuma/yazma becerilerinin geliştirilmesi sırasında kullanılan destekleyici bir nitelik
taşımaktadır.
Farklı dil düzeyindeki işitme engelli
öğrencilerin, uzaktan öğretimden yararlanabilme düzeyleri de farklılık gösterecektir.
Ülkemizde üniversite çağındaki işitme engelli öğrencilerin dil düzeylerinde de çeşitlilik
görülmektedir. İşitme engelli öğrenciler sahip oldukları dil düzeyi oranında bu
sistemden yararlanabilirler. Konuşmasının anlaşılırlığı iyi olan bir işitme engelli
öğrencinin okuma anlama ve yazılı anlatım düzeyi daha sınırlı olabilmektedir. Tüm
işitme engelli öğrencilerin uzaktan öğretimden yararlanmaları ne yazık ki mümkün
değildir (Karasu, 2011; Karasu, Girgin, Uzuner ve Kaya, 20016; Black, Levin, Mehan, ve Quinn, 1983)
İşitme engelli öğrencilere örgün eğitim
veren, Türkiye’deki tek kurum olan Engelliler Entegre Yüksekokulu’nda (EEYO)
işitme engelli öğrencilerin öğrenme özelliklerine uygun olabilecek programlar
açılmıştır. Gerçekleştirilen örgün eğitim sırasında öğrencilerin günlük ve
mesleki dilde yoğun bir şekilde desteklenmeye ihtiyaç duydukları gözlenmektedir.
Ders programlarının revizyonuna gidilmekte ve ‘Bireysel Dil Destek Dersleri’
artırılmaktadır. Ö
Ayrıca EEYO’nda gerçekleştirilen doktora
çalışmaları ve projeler ile örgün eğitimdeki işitme engelli öğrencilerin
dillerinin yoğun olarak desteklenme ihtiyacı her araştırmanın sonuçları
arasında yer almıştır (Uzuner ve diğ. 2011; Karasu, 2011; Karasu, Girgin,
Uzuner ve Kaya, 2016; Kaya, 2012; Tanrıdiler; 2013) Örgün eğitimde zorlanan
işitme engelli gençlerin, uzaktan eğitimi sürdürebilmeleri talebi/düşüncesi gerçekçi
olmayacaktır.
Yurt
dışında gelişmiş ülkelerde yapılan araştırmalarda işitme engelli bireylerin dil
düzeyleri nedeniyle uzaktan öğretimden yarar sağlayabildikleri bilinmektedir (Richardson,
Long, ve Foster; 2004; Richardson ve Woodley, 2001). İşitme engelli öğrencilerin dil düzeylerini geliştirmeye
yönelik tedbirlerin ve eğitim gereklerinin etkili bir şekilde gerçekleştirilmesinin
neden olduğu görülmektedir.