Güney ve Güneybatı Anadolu'daki Geç Antik Çağ/Erken Bizans Dönemi çeşmeleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Anadolu Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Sanat Tarihi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET CİHANGİR UZUN

Danışman: Bedia Yelda Uçkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kültürün, medeniyetin ve her şeyden önemlisi yaşamın sembolü olan su, nasıl ki doğayı şekillendirdiyse, onun şekillendirdiği doğa da içinde yaşayan tüm canlılarla birlikte insanı biçimlendirmiştir. İnsan ise doğası gereği hayatının her alanında ihtiyaç duyduğu suya büyük bir kutsiyet atfederek, yaşamını ve yaşam alanını suyun çevresinde veya ona kolaylıkla ulaşabileceği bir coğrafyada sürdürme gayretinde bulunmuştur. Yaşamın en temel gereksinimi olan suya kolay ulaşabilmek gayesiyle insan, çeşmeyi icat etmiş, onu kültürüne, sahip olduğu yapı teknolojisine ve mimari geleneğine, ideolojisine, ideallerine, kullanım amaçlarına ve dahi inançlarına göre şekillendirmiştir. İnsanların yaşam alanlarının olmazsa olmazı olan bu su yapıları bazen bir kent soylusunun ve/veya imparatorun hayırseverlik faaliyeti olarak kente bahşettiği bir armağan, bazen konutunda gururla sergilediği bir unsur, bazen ise inançları doğrultusunda kullandığı dini bir yapısal öğe olmuştur. Geç Antik Çağ/Erken Bizans Dönemlerine tarihlenen (4.-6. yüzyıl) Phrygia, Lydia, Ionia, Karia, Lykia, Pamphylia ve Pisidia Bölge kentlerdeki kamusal, özel ve dini nitelikli çeşme örneklerini konu alan bu çalışmada; bugüne kadar bilinmeyen veya az tanınan çeşme yapılarının, Geç Antik ve Bizans mimarisi ve sanatındaki yerini anlayabilme amacını taşımaktadır. Yapılan bu çalışmada, Anadolu'daki Geç Antik Çağ/Erken Bizans çeşme mimarisini ele almanın yanında, esas anlamda tarihi çeşme mimarlığını, dönem koşulları, sosyal ve kültürel değerlerle birlikte, özellikle ekonomik, politik ve dini koşullar altında nasıl anlaşılması gerektiğine de vurgu yapmakta ve politik otoriteye, inanca ve diğer dinamiklere bağlı olarak yaşanan değişimlerin çeşmeler üzerindeki yansımalarını irdelemektedir. Örneklem olarak seçtiğimiz çeşmeler, çalışmamız için bir nevi model teşkil etmiş olsa da öncelikli amacımız, Geç Antik Çağ insanının bu yapıları hangi düşünce, ihtiyaç ve koşullar doğrultusunda nasıl yaptığı ve kullandığı, çeşme mimarisinin ne denli değişti ve dönüştüğü gibi temel, kuramsal düşünceleri anlamamıza yardım edebilecek bir analiz sunmaktır. Bu haliyle bakıldığında, tez çalışmamızın sadece bir mimari araştırma olmayıp aynı zamanda dönemin yapısını, çeşme mimarlığı özelinde ele alarak açıklamaya çalışan bir nitelikte olduğu görülecektir.