Türkiye'de iş çevrimleri, finansal çevrimler ve para politikası etkileşimi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Anadolu Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, İktisat, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VEYSEL KARAGÖL
Danışman: Burhan Doğan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada, Türkiye ekonomisinde iş çevrimleri ile finansal çevrimler arasındaki ilişkilerin ve bunlarla para politikası arasındaki bağlantının araştırılması amaçlanmıştır. Bunun için öncelikle iş çevrimleri ile finansal çevrimlerin temel özellikleri BBQ ve HP yöntemleriyle saptanmıştır. Ardından, finansal çevrimlerle iş çevrimleri arasındaki ilişki, çapraz korelasyon analizi, Hacker ve Hatemi-J (2006) simetrik ve Hatemi-J (2012) asimetrik nedensellik testleri kullanılarak incelenmiştir. Finansal çevrimlerin para politikası çevrimleriyle ilişkisi ise yine simetrik ve asimetrik olarak yukarıdaki yöntemlerle test edilmiştir. Çalışmada son olarak, finansal çevrimler değişkeniyle genişletilmiş Taylor Kuralı eşitliği MS yöntemiyle tahmin edilmiştir. Analizlerden elde edilen birçok önemli bulgudan ilki, finansal çevrimlerin daralma aşamalarının iş çevrimlerinin daralma aşamalarından daha uzun sürdüğü ve daha maliyetli olduğudur. İkincisi, finansal çevrimlerin iş çevrimlerinin öncüsü ve aynı zamanda nedeni olmasıdır. İki çevrim özellikle kriz ve durgunluk dönemlerinde birlikte hareket etmektedir. Üçüncüsü, finansal çevrimlerin daralma aşamalarından genişletici para politikasına doğru ve genişletici para politikasından finansal çevrimlerde genişleme aşamalarına doğru asimetrik nedensellik ilişkilerinin varlığıdır. Diğer önemli sonuçlar ise genişletilmiş Taylor Kuralı eşitliğiyle elde edilmiştir. Bu eşitliğe göre, TCMB yüksek faiz rejiminde enflasyon hedeflemesi stratejisinin bir sonucu olarak fiyat istikrarı ve finansal istikrara odaklanmıştır. Buna karşın, TCMB üretim açığını ne yüksek faiz rejiminde ne de düşük faiz rejiminde hedeflemiştir. Dahası, düşük faiz rejiminde değişkenler arasındaki teorik ve istatistiksel bağlantılar kopmuştur. Bunun sebeplerinin, bu dönemde kriz sonrası likidite politikalarının hâkim olması ve piyasa faizi artırılmak istendiğinde politika faizinden ziyade alternatif faiz oranlarına başvurulması olduğuna inanılmaktadır. Ancak finansal istikrarsızlıkların reel ekonomi üzerindeki potansiyel etkileri göz önüne alındığında, TCMB'nin politika kararlarında finansal çevrimleri mutlaka dikkate alması gerektiği düşünülmektedir.