Etno-kültürel karşılaşmalar ve toplumsal kabul: Konya'daki mülteci çocukların gündelik yaşam deneyimleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Anadolu Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE KAÇAR TUNÇ

Danışman: Fuat Güllüpınar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gündelik hayat sıradan kişilerin sıradan hikayelerinin altında yatan buz dağını görebilmek adına araştırmacıya derin bir bakış açısı sağlayabilir. Onun bu gücünden faydalanarak bu araştırma Konya'da yaşayan Suriyeli, Afgan, Iraklı ve Sudanlı çocukların gündelik yaşam deneyimlerini irdeliyor. Çocukların gündelik yaşamlarını "mülteci" ya da toplumun bir "yabancısı" olarak nasıl deneyimledikleri sorusundan yola çıkarak, içerisinde yer aldıkları daha geniş toplumsal çevrenin etno-kültürel dokusunu ve nihayetinde etnik grupların karşılıklı toplumsal kabullerini analiz ediyor. Metodolojik olarak etnografi ve temellendirilmiş teorinin (grounded theory) güçlü yönlerini birleştiren bu araştırmada, veri toplama yöntemi olarak derinlemesine mülakat, katılımcı/katılımsız gözlem ve odak grup görüşmesi kullanıldı. Araştırma, mültecilerin yoğun olduğu gözlemlenen dört ayrı mahalle ve mülteci çocuklardan pek çoğunun devam ettiği iki ayrı imam hatip ortaokulunda yürütüldü. Yaklaşık bir yıllık araştırma sürecinde, toplamda 65 mülteci çocukla ve onların aile üyelerinden oluşan 50 mülteci yetişkinle; yerel halktan (Türk/Kürt/Roman/Abdal) 12 çocuk ve 18 yetişkinle derinlemesine mülakat gerçekleştirildi. Araştırma kapsamında ziyaret edilen iki devlet okulunda ise toplamda 27 öğretmenle derinlemesine mülakat, toplamda 41 öğrenci ile ise 6 ayrı odak grup görüşmesi yapıldı. Tüm bu mekânlarda derinlemesine gözlemlere yer verildi. Analiz sonucunda ulaşılan "deneyim mekânları", "sınır üretimi" ve "kimliksel diyaloglar" kategorilerinin karşılıklı olarak birbirlerini besledikleri görüldü. Çocukların belirli mekânlar üzerinde gerçekleşen deneyimlerinin mahiyeti onları belirli etnik gruplar içerisine zorunlu olarak yerleştirmekte; çocukların kendilerini toplumda konumlandırış biçimleri ise geri dönüşlü olarak mekânların ve deneyimlerin türünü belirlemektedir. Bu döngüsel ilişkinin sonucunda ise araştırma, toplumsal kabulün zayıflığına rağmen mülteci çocukların etnik kimliklerine hapsolmak yerine -günümüz küresel dünyasının da bir sonucu olarak- "ulusötesi kimlikler" inşa ettiklerini savunuyor. Anahtar Sözcükler: mülteci çocuk, gündelik yaşam, etnisite, kimlik, toplumsal kabul, entegtegrasyon