Hastanelerde çalışan hekimlerin dil ve konuşma terapistlerinin yutma terapisindeki rolleri hakkındaki farkındalıklarının incelenmesi: Erzurum ili örneklemi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Anadolu Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, DİL VE KONUŞMA TERAPİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜMEYYE KOCAMAN
Danışman: Merve Nur Sarıyer Temelli
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmanın konusu Erzurum ilinde kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin DKT'lerin disfajinin (yutma bozukluklarının) tanı ve tedavisindeki rollerine ilişkin farkındalıkları olarak belirlenmiştir. Bölgede çevre illerden çok yüksek oranda hasta sevki alan Erzurum'dan katılımcılara yer vermesiyle alan yazındaki açık kalan bölgesel boşluğu doldurmayı amaçlamıştır. Bu amaçla Erzurum'da kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin DKT'lerin disfajinin tanı ve tedavisindeki rollerine ilişkin bilgilerini, konu hakkındaki tutumlarını ve uygulama pratiklerini ve kurumda çalışan DKT'lerin konuya yönelik davranışlarını araştırmaktadır. Çalışma nicel araştırma yöntemi kullanılarak tasarlanmış olup, betimsel ve ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Örneklem belirleme yöntemi olarak amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Ölçme aracı olarak 'Doktor Farkındalık Anketi' alanyazın ve uzman görüşleri neticesinde revize edilerek ve farklı bir başlıkla kullanılmıştır. Bulgulara göre, hekimlerin DKT'lerin yutma terapisindeki rollerine ilişkin bilgi, tutum ve uygulama düzeylerinin birbirinden belirgin biçimde farklılaştığını ve genel olarak yetersiz olduğunu ortaya koymuştur. Hekimlerin DKT'ye yönelik tutumlarının görece olumlu olmasına rağmen, klinik uygulamalara ilişkin bilgi ve yönlendirme süreçlerinin oldukça sınırlı olduğu görülmüştür. Çalışma sonuçları hekimlerin DKT'nin disfajinin yönetimindeki birincil rolüne ilişkin farkındalıklarının artırılmasının, tanı ve tedavi süreçlerinin optimize edilmesi açısından önemli olduğunu göstermektedir. Bu değerlendirme, kurum içi eğitimlerin güçlendirilmesi, mesleklerarası iletişimin artırılması ve yapılandırılmış klinik protokollerin geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.