TÜRKİYE SİNEMA ENDÜSTRİSİ ÇALIŞMA İLİŞKİLERİ TARİHİ: SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1923-2019


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Anadolu Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, SİNEMA TELEVİZYON ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SUNA CAN ÖZBULDUK

Danışman: Barış Kılınç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu doktora tezi, Türkiye sinema endüstrisinin Cumhuriyet'in kuruluşundan 2019 yılına kadar geçirdiği tarihsel dönüşümü siyasal ekonomi, kültür politikaları ve endüstriyel yapılanma perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel problemi, Türkiye'de sinemanın çoğunlukla estetik ve auteur merkezli yaklaşımlar üzerinden ele alınmasına karşın, üretim ilişkileri, finansman yapıları, emek koşulları ve kurumsal düzenlemeler bağlamında yeterince incelenmemiş olmasıdır. Bu doğrultuda araştırma, sinemayı yalnızca sanatsal bir ifade alanı olarak değil, ekonomik, kurumsal ve toplumsal ilişkiler ağı içerisinde şekillenen bir kültürel endüstri olarak ele almaktadır. Araştırma, tarihsel analiz ile saha araştırmasını birleştiren karma bir yöntem üzerine kurulmuştur. Cumhuriyet dönemi boyunca sinema üretim modelleri, sansür ve destek politikaları, dağıtım ve gösterim ağları ile seyir kültüründeki dönüşümler tarihsel belgeler ve endüstriyel veriler üzerinden incelenmiş; film üretim sayıları, salon kapasitesi ve seyirci verileri karşılaştırmalı olarak değerlendirilerek sektörün kırılma noktaları belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında yapımcılar, yönetmenler, teknik ekip çalışanları, akademisyenler ve meslek örgütü temsilcilerinden oluşan uzman katılımcılarla gerçekleştirilen saha araştırması kapsamında Delphi tekniği kullanılarak çalışma koşulları, finansman yapısı, sendikal örgütlenme ve mesleki güvencesizlik sorunları analiz edilmiştir. Bulgular, Türkiye sinema endüstrisinin doğrusal bir gelişimden ziyade ekonomik ve siyasal kırılmalarla şekillenen dalgalı bir dönüşüm süreci izlediğini göstermektedir. Yeşilçam döneminde bölge işletmeciliği ve bono sistemine dayalı üretim modeli süreklilik sağlamakla birlikte güvencesiz çalışma biçimlerini kurumsallaştırmış; 1980 sonrası televizyonun yaygınlaşması sinema üretimini zayıflatmıştır. 2000'li yıllarla birlikte başlayan yeniden yapılanma süreci, özellikle 2004 tarihli sinema yasasıyla kurumsallaşan destek mekanizması sayesinde üretim, salon ve seyirci sayılarında belirgin bir artış yaratmıştır. Ancak bu niceliksel büyüme endüstrinin tüm alanlarında dengeli bir kurumsallaşmaya dönüşmemiş; dağıtım ve gösterim alanındaki yoğunlaşma bağımsız yapımların salon erişimini sınırlandırırken dijitalleşme ve proje bazlı çalışma modeli emek güvencesizliğini artırmıştır. Çalışma ayrıca Türkiye sinemasında gişe odaklı popüler yapımlar ile festival dolaşımına katılan bağımsız üretimlerin birlikte var olduğu iki katmanlı bir yapının oluştuğunu ortaya koymaktadır. Yerli film seyirci artışı ise geniş tabanlı bir dönüşümden çok sınırlı sayıdaki yüksek gişe başarısına bağlı kalmıştır. Sonuç olarak tez, 2000 sonrası Türkiye sinemasını yalnızca büyüme dönemi olarak değil, üretim kapasitesinin genişlediği ancak yapısal kırılganlıkların sürdüğü bir yeniden yapılanma evresi olarak değerlendirmektedir. Bu doğrultuda sinema politikalarının üretim artışının ötesine geçerek dağıtım ve gösterim çeşitliliğini güçlendirmesi, kamu desteklerinin şeffaf kriterlere dayandırılması ve sektörde emek koşullarını iyileştirecek düzenlemelerin geliştirilmesi gerekmektedir. Türkiye sinema endüstrisinin sürdürülebilirliği, üretim hacminden çok kurumsal denge, emek güvencesi ve dolaşım olanaklarının birlikte güçlendirilmesine bağlı görünmektedir.