AART 2. Uluslararası Anadolu Sanat Sempozyumu, Eskişehir, Türkiye, 22 - 23 Ekim 2025, ss.853-854, (Özet Bildiri)
21. yüzyılda sanatın dijitalleşme süreci, yalnızca üretim tekniklerini değil, aynı zamanda sanat eserlerinin belgelenmesi, doğrulanması ve ticarileştirilmesi pratiklerini de köklü bir şekilde dönüştürmüştür. Blockchain teknolojisinin sunduğu şeffaf, değiştirilemez ve dağıtık kayıt sistemi, özellikle non-fungible token’lar (NFT’ler) aracılığıyla sanat dünyasında paradigmatik bir değişimi tetiklemiştir. Bu bağlamda, dijital ve fiziksel sanat arasındaki sınırlar belirsizleşirken, özgünlük, değer ve mülkiyet gibi temel kavramlar yeniden tanımlanmaktadır. Bu çalışma, NFT’lerin fiziksel sanat eserleriyle ilişkisinin sanat dünyasında yarattığı kavramsal ve pratik dönüşümleri ele almaktadır. Yöntem olarak, blockchain teknolojisinin temel prensipleri dahilinde Damien Hirst’ün “The Currency”, Banksy’nin “Morons”, Beeple’ın “Human One” ve Agnieszka Kurant’ın “Sentimentite” serisi gibi öncü projeler nitel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, NFT’lerin fiziksel sanatla kurduğu diyaloğun, sanat eserlerinin özgünlük ve değer algısını dönüştürdüğünü ortaya koymaktadır. Dijital ve fiziksel unsurlar, birbirini tamamlayan ve karşılıklı olarak zenginleştiren bir ilişki içinde yeniden kurgulanırken, sanat piyasasında mülkiyetin tokenizasyonu yeni bir ekonomik ve estetik çerçeve sunmaktadır. Bu dönüşüm, sanatın hem üretim hem de tüketim süreçlerinde disiplinlerarası bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.