SENNUR SEZER VE EDEBİ ETNOGRAFİ


Kara Ç.

Folklor akademi dergisi (Online), cilt.9, sa.1, ss.187-202, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 9 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.55666/folklor.1794546
  • Dergi Adı: Folklor akademi dergisi (Online)
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.187-202
  • Anadolu Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Şair Sennur Sezer (Eskişehir, 1943 – İstanbul, 2015), resmi bir folklor ya da antropoloji eğitimi görmemiştir. Babıali olarak adlandırılan yayın dünyasının merkezinde çalışırken birçok halkbilimciyle de tanışmış, hatta bazı hoca-öğrenci ilişkisi geliştirmiştir. Onun halk kültürü (sözlü edebiyat, inançlar, yemek vb.), kent kültürü (İstanbul folkloru ve yemek kültürü vb.) ve kent tarihi (semtler, dini ve anıtsal yapılar vb.) konularında birçok eseri vardır. Bu çalışmada onun etnografik nitelikler gösteren eserlerinden bazıları üzerinde durulmaktadır. Amaç onun etnografik yazım tarzının ana hatlarını çizmektir. Yazıda ağırlıklı olarak Sezer’in etnografik tarzını iyi yansıttığı düşünülen iki dergi yazısı ve iki farklı türdeki kitabı incelenmektedir. Bunlar İstanbul’un Unutulan Lezzetleri (2006), Keyifli Kuşların Çocukluğu (2012), Direnç (2017) ve Kasımpaşa’dır (2009). Etnografik yazım tarzı üzerine tartışmalar 1960’lı yıllardan itibaren postmodern antropolojiyle birlikte başlar. Bu tartışmalar sadece yazmakla, sonuç raporunun üslubuyla ilgili değildir. Etnografın sahadaki duruşu, kaynak kişinin metindeki varlığı ve sesi, etnografik unsurun boyutları gibi tüm etnografik süreci kapsamaktadır. Bu nedenle Sezer’in etnografik yazım tarzı da çoğu postmodern antropolojiyle gelişen terim ve çeşitli çalışma alanlarından yararlanılarak incelenmektedir. Bu terimler, bütüncül yaklaşım, otoetnografi, duyusal etnografi ve antropoşiirdir (antropoesía). İnceleme sonunda elde edilen bulgulardan bazıları şöyledir: Sezer’in çalıştığı halk kültürü konuları folklor alanına yakınken, yazma tarzı antropolojiye yakındır. Etnografik nitelikli düz yazı eserleri bütüncül bakışla tasarlanmış olup edebi etnografik bir anlatıma sahiptir. Eserlerin hemen hepsinde biyografisinden parçalar bulunmaktadır. Ama bazı şiir ve düz yazı eserleri otoetnografik olarak değerlendirilebilecek niteliktedir. Bu çalışmalarında grubun bir üyesi olarak ailesini, kendisini ve deneyimlerini eleştirel gözlem ve duygularının dışavurumuyla anlatmaktadır. Bazen görmenin yanı sıra duyusal antropolojinin önerdiği ses ve koku gibi duyulara da yer vermektedir. Sonuç olarak, resmi bir etnografi eğitimi almadığı ve bu alandaki tartışmaların içinde yer bulunmadığı halde Sezer, postmodern antropolojik eğitimler ve duyarlılıkla eserler kaleme alabilmiştir. Onun bu etnografik yazım tarzını geliştirmesini sağlayan etkenlerin şunlar olduğu ileri sürülebilir: Gerçekçilik, ötekinin sesine odaklanma, iyi bir anlatıcı olma, yaratıcılık ve güçlü sanatçı sezgileri.