Ekonomide Yeni Dönüşümler Işığında Makro İktisadi Politikalar ve Uygulamalar, Harun BAL,Ahmet Yılmaz ATA, Editör, Özgür Yayınları, Gaziantep, ss.223-240, 2025
İşgücü piyasasında cinsiyet temelli farklılıkların makroekonomik değişkenlerle olan ilişkisi, politika yapıcılar açısından dikkate değer sonuçlar doğurmaktadır. Bu ilişkilerin zaman içindeki dinamik yapısının incelenmesi, işsizlikle mücadelede uygulanacak politikaların etkinliğini artırabilecek önemli bilgiler sunacaktır. Bu çalışma Türkiye’de enflasyon ve ekonomik büyümenin erkek ve kadın işsizlik oranları üzerindeki etkisini araştırmaktadır. 1991-2024 yıllarını kapsayan yıllık zaman serilerinin durağanlık durumları Phillips-Perron birim kök testiyle incelenmiştir. Test sonuçları büyümenin düzeyde, diğer serilerin birinci farkı alındığında durağan hale geldiğini göstermiştir. Farklı seviyelerde durağan olmaları nedeniyle seriler arasındaki uzun dönemli ilişkinin varlığının sınanmasında ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. Elde edilen bulgular hem kadın hem de erkek işsizlik oranının enflasyon ve büyümeden etkilendiğini ortaya koymuştur. Uzun dönem katsayıları enflasyonda meydana gelen bir birimlik artışın erkek işsizlik oranında 0.021, kadın işsizlik oranında 0.027 birimlik azalmaya yol açtığını; büyümede meydana gelen bir birimlik artışın erkek işsizlik oranında 0.161, kadın işsizlik oranında 0.106 birimlik azalmaya yol açtığını ortaya koymaktadır. Hata düzeltme modeli, kısa dönemde ortaya çıkan dengesizliklerin uzun dönemde kendiliğinden dengeye geldiğine işaret etmektedir. Diagnostik test sonuçları çalışmada kullanılan modellerin güvenilir olduğunu göstermektedir. Sonuçlar erkek istihdamının iktisadi büyümeye, kadın istihdamının ise fiyat hareketlerine daha duyarlı sektörlerde yoğunlaştığına işaret etmektedir. Ancak katsayılar arasındaki farkın sınırlı olması, kadın ve erkek işsizlik oranlarının makroekonomik değişkenlere tepkilerinin büyük ölçüde benzer olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, Türkiye’de cinsiyete dayalı işsizlik farklılıklarının yalnızca makroekonomik göstergelerle açıklanmasının mümkün olmadığını göstermektedir. Dolayısıyla yüksek ve sürdürülebilir ekonomik büyüme hızına ulaşılması, sektörel çeşitliliğin artırılması, esnek çalışma modellerinin desteklenmesi, eğitim ve beceri geliştirme programlarının yaygınlaştırılması, emek piyasasındaki bu sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır.
The
relationship between gender‑based disparities in the labor market and
macroeconomic variables holds significant implications for policymakers.
Investigating the dynamic nature of these relationships over time provides
valuable insights that can enhance the effectiveness of policies aimed at
combating unemployment. This study examines the impact of inflation and
economic growth on male and female unemployment rates in Türkiye. The
stationarity properties of annual time series covering the period 1991-2024 are
analyzed using the Phillips‑Perron unit root test. The results indicate that
economic growth is stationary at the level, whereas the other series become
stationary after first differencing. Due to the mixed orders of integration,
the ARDL bounds testing approach is employed to test for the existence of
long‑run relationships among the series. The findings reveal that both male and
female unemployment rates are affected by inflation and economic growth.
Long‑run coefficients show that a one‑unit increase in inflation leads to a
0.021‑unit decrease in the male unemployment rate and a 0.027‑unit decrease in
the female unemployment rate, while a one‑unit increase in economic growth
leads to a 0.161‑unit decrease in the male unemployment rate and a 0.106‑unit
decrease in the female unemployment rate. The error correction model indicates
that short‑term disequilibria tend to adjust toward long‑term equilibrium.
Diagnostic test results confirm the reliability of the models used. The results
suggest that male employment tends to be concentrated in sectors that are
relatively more responsive to economic growth, whereas female employment is
concentrated in sectors that are relatively more sensitive to price movements.
However, the limited differences in coefficients imply that the responses of
male and female unemployment rates to macroeconomic variables are largely
similar. This suggests that gender‑based unemployment differences in Türkiye
cannot be fully explained by macroeconomic indicators alone. Therefore,
achieving high and sustainable economic growth, increasing sectoral diversity,
supporting flexible working arrangements, and expanding education and skills
development programs can contribute to addressing this labor market issue.