Konstantinopoliste Ulaşım


Creative Commons License

Elam N.

in: Antikçağ’dan 21. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi. c. IX. Ulaşım ve Haberleşme, Ali Akyıldız, Editor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları, İstanbul, pp.30-40, 2015

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Vocational Book
  • Publication Date: 2015
  • Publisher: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları
  • City: İstanbul
  • Page Numbers: pp.30-40
  • Editors: Ali Akyıldız, Editor
  • Anadolu University Affiliated: Yes

Abstract

Bu yazıda Bizans döneminde Konstantinopolis’te mevcut karayolu ağı ile limanlar ele alınacak ve şehrin Anadolu ve Rumeli ile olan bağlantı yollarına temas edilecektir. Bilindiği üzere, Roma döneminde yollar kamu yolları (viae publicae) ve özel yollar (viae privatae) olarak ikiye ayrılırdı. Değişen zaman koşullarına uygun olarak bazı farklılıklarla bu ayrımı korumuş olan Bizanslılar Roma’nın mirasçısıydılar ve Roma yol ağını koruyup yer yer de genişlettiler. Bizanslılar yolları kullanım amaçlarına, şekillerine veya mahiyetlerine göre değişik isimler altında kategorize ederlerdi. Kamuya açık yollar, imparatorluk (basiliki) yolları, devlet (dimosia ya da dimosiaki) yolları, büyük (megaloi), küçük (mikroi), dar (estenomenoi) yollar, eski (palaioi), genel (katholiki), kereste taşımak için kullanılan yollar (xylophoriki), yük arabalarının kullandığı yollar (amaxigi), taşla döşeli (plakotoi) ve patika (monopation) yollar gibi. Taş döşeli, düz ve sağlam bir yapıya sahip olan Bizans devlet yollarının genişliği zaman zaman 6,5 m’yi buluyordu. Bu yol ağının oluşumunda toprağın yapısı kadar yerleşim alanlarının konumu da belirleyiciydi. Roma İmparatorluğu başkentinin doğudaki Byzantion’a nakledilmesi (324-330), Anadolu’nun batı kıyılarını doğudaki sınır bölgelerine bağlayan yolların önemlerini kaybetmesine ve Konstantinopolis’ten başlayıp Suriye’ye uzanan yeni yolların öne çıkmasına neden oldu. Bunlardan birisi Hac Yolu idi ve Avrupa’yı Konstantinopolis ve Filistin’e bağlardı.

Roma İmparatorluğu’nun başkenti Roma’dan başlayan önemli yollardan biri olan Via Egnatia, Kypsela’dan (İpsala) geçerek Byzantion’a uzanırdı. İmparatorluğun başkentinin Byzantion’a nakledildiği 330’dan itibaren bu yolun Herakleia’dan sonra izlediği güzergâh sahil kesimine kaydırılmış ve Selymbria (Silivri), Athyras, Region ve Hebdomon’dan (Bakırköy) geçerek Altınkapı’ya (Chrysi Pyli, Yedikule) ve başkente ulaşmıştı. Ayrıca, Belgrat’tan hareketle Tuna Nehri’ni izleyerek Karadeniz’e ve oradan da güneye doğru Bosphorus’a (Boğaziçi) kadar kıyı şeridine paralel giden Via Militaris ya da Via Traiana adlarıyla anılan bir yol daha vardı.

Konstantinopolis’i Anadolu’ya bağlayan yollardan birisi olan Oxys Dromos (Οξύς δρόµος), Khalkedon (Kadıköy)’dan başlar; Prainetos (Karamürsel), Hellenopolis (Hersek) ve Pylai (Yalova) üzerinden Anadolu’ya ilerlerdi. Diğer bir yol da Trapezous (Trabzon)’tan başlayıp Euchaita (Beyözü/Çorum) ve Paflagonia’yı bir baştan bir başa geçerek Bizans başkentine ulaşırdı.