in: SOSYAL BİLİMLERDE GÜNCEL ÇALIŞMALAR -9, Prof. Dr. Sadettin PAKSOY Prof. Dr. H. Mustafa PAKSOY Doç. Dr. Hasan ÇİFTÇİ, Editor, İksad Yayınevi, İstanbul, pp.201-220, 2025
18 ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkan toplumsal gerçekçilik akımını benimseyen sanatçılar, yaşadığı toplumda meydana gelen olaylara ayna tutmuşlardır. Sanatçılar toplumsal gerçeklikten yola çıkarak toplumun üzüntüsünü, sevincini, hayal kırıklıklarını, kayıplarını Kısacası toplumun dinamiklerini tuval üzerine yansıtmışlardır. Özellikle toplumcu gerçekçi sanatçıların en çok tercih ettiği figürler kadın -erkek figürleri olmuştur. Bunun sebebi toplumu oluşturan fertleri tuvallere yansıtılmak istemesidir. Bu bağlamdan hareketle toplumun bir ferdini oluşturan kadın figürleri özellikle de çalışan, işçi, emekçi kadın figürleri bu eserlerin başlıca kahramanları olmuştur. 1800'lü yılların sonunda sanayinin gelişmesi, ardından kentlere göçlerin artması, kapitalizmin insan üzerindeki yıkıcı etkilerini oluşturmaya başlamıştır. Ezilen işçi sınıfı ortaya çıkmıştır. Bütün bu olanlar o dönemin sanatçıların oldukça çok etkilemiştir ve bunları çocuk yaşlardan itibaren fazlasıyla yaşamış olan Neşet Günal eserlerinde emekçi kadın figürü ile bunları yansıtmıştır. Sanayileşme ile beraber ortaya çıkan kapitalist sistemde, insan emeğinin hor görülmesi ,’’Toprağa Öykü’’ adlı yapıtının ana temelini oluşturmuştur.