Turkish Image in the Byzantine Historiaography of the 14th Cenury


Elam N.

Osmanlı'nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu, Bursa, Turkey, 27 - 28 March 2026, vol.1, pp.1-2, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • Volume: 1
  • City: Bursa
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1-2
  • Anadolu University Affiliated: Yes

Abstract

Bizanslı tarihçilerin gözünde Türkler, 14. yüzyılın ilk yarısından başkent Konstantinopolis'in fethine (29 Mayıs 1453) kadarki dönemde Bizans İmparatorluğu’nun başlıca düşmanıydı. Georgios Pachymeres, Nikephoros Gregoras ve İoannes Kantakuzenos özelinde üç Bizanslı tarihçi, Türkleri genellikle “Persler (Πέρσαι)” olarak tanımlar. Bu terim, esas olarak coğrafîdir, çünkü Geç antik çağ ve Orta Bizans döneminde Perslerin işgal ettiği bölgeyi, bu dönemde Türklerin ele geçirdikleri bölgeyle ilişkilendirirler. “Persler” terimi, Bizanslıların hafızasında antikçağdaki Med savaşları ve özellikle 7. yüzyıldaki Bizans-Pers savaşlarıyla ilişkilendirilir. Aynı zamanda, Türklerden Persler olarak bahseden Bizanslı tarihçilerin onları 7. yüzyıla kadar antik Yunanlıların ve Bizanslıların en büyük düşmanıyla özdeşleştirdikleri ileri sürülebilir. Böylece düşmanı bir yandan “yücelterek”, Bizanslıların düşmana karşı çabalarını “överken” diğer yandan kendi yenilgilerini ve zayıflıklarını da haklı çıkarmak çabası içine girdikleri görülmektedir. Öte yandan, başlıca düşmanlarını Hagarinoi (Pachymeres) ve İsmailitai (Gregoras) gibi dinsel tanımlamalarla da anmaktadırlar. Bizanslılar için Türkler her şeyden önce “barbarlar” bir halktır; bu durum, üç tarihçinin de onlara bu özel terimle sık sık atıfta bulunmasından açıkça anlaşılmaktadır. Bu terimin kullanılması Bizanslılar açısından İmparatorluk arazisindeki genişlemeleri ve savaşlarda neden oldukları yıkımla doğrudan bağlantılıdır. Bununla birlikte özellikle İoannes Kantakuzenos, iktidar savaşına giriştiği İmparator V. İoannes Palaiologos’a karşı askerî destek almak amacıyla Aydınoğlu Umur Bey ve Orhan Gazi ile ittifak kurması gibi nedenlerle eserinde olumsuz özelliklerinden dem vurduğu Türkleri artık “savaşta bilgelik ve deneyime sahip”, “cesur”, “gözü pek” ve “cüretkâr” bir halk olarak nitelendirmeye başlar. Bu hususta Türkler hakkında epey olumsuz ifadeler kullanan diğer iki Bizanslı tarihçinin de Kantakuzenos ile benzer ifadeler kullanmaya başlaması Türklerin Bizanslıların gözündeki imajının doğrudan dönemin tarihsel-politik olaylarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.

Bu çalışmada 14. yüzyıl Bizans tarih yazınındaki Türk imajının Bizanslılar ve Türkler arasındaki siyasî ve askerî gelişmeler ve dönemin Bizans İmparatorluğunda yaşanan iç mücadeleler bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.