Проблема Одиночества в Толпе Отражение в Повести Л. Н. Толстого «Смерть Ивана Ильича» в Цифровую Эпоху


Aydın O.

INTERNATIONAL JOURNAL OF LANGUAGE LITERATURE AND CULTURE RESEARCHES, vol.8, no.3, pp.1548-1567, 2025 (TRDizin) identifier

Abstract

In this study, the phenomenon of crowded loneliness is examined through the lens of Leo Tolstoy’s novella The Death of Ivan Ilyich (1886). The analysis explores how 19th-century Russian classical literature provides insights into the issue of social isolation in the contemporary digital age. Central to the research is the existential crisis and profound emotional isolation of the protagonist, investigated using a qualitative approach that includes content analysis and a detailed character study. The findings reveal that the superficiality of interpersonal relationships and the existential emptiness experienced by the character serve as a bridge between the materialistic structure of 19th-century Russian society and the consumer culture of the digital era. Ivan Ilyich’s shallow social connections resonate with the artificial relationships fostered by social media, and his sense of isolation can be seen as a literary precursor to the modern experience of “crowded loneliness.” Thus, the study demonstrates that Tolstoy’s work presents this issue as a timeless phenomenon, relevant both to the 19th century and to the present day.
Bu çalışmada, kalabalık yalnızlık olgusu, Lev Tolstoy’un İvan İlyiç’in Ölümü (1886) adlı eseri penceresinden incelenmektedir. Gerçekleştirilen analiz, XIX. yüzyıl Rus edebiyatının, günümüz dijital çağındaki sosyal izolasyon sorununa nasıl ışık tuttuğunu araştırmaktadır. Araştırmanın merkezinde, nitel bir yaklaşımla içerik analizi ve detaylı karakter incelemesi kullanılarak araştırılan, başkahramanın varoluşsal krizi ve derin duygusal yalıtılmışlığı yer almaktadır. Bulgular, karakterin yaşadığı kişiler arası ilişkilerin yüzeyselliği ve varoluşsal boşluğun, XIX. yüzyıl Rus toplumunun materyalist yapısı ile dijital çağın tüketim kültürü arasında bir köprü görevi gördüğünü ortaya koymaktadır. İvan İlyiç’in sığ sosyal bağları, sosyal medyanın teşvik ettiği yapay ilişkilerle rezonans kurmakta ve onun yalıtılmışlık hissi, modern “kalabalık yalnızlık” deneyiminin edebî bir öncülü olarak görülebilmektedir. Dolayısıyla çalışma, Tolstoy’un eserinin bu sorunu hem XIX. yüzyıl hem de günümüz için geçerli, zamanlar ötesi bir olgu olarak sunduğunu göstermektedir.