Antikçağ’dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi, Coşkun Yılmaz, Editör, İstanbul Büyüksehir Belediyesi Kültür A.S., İstanbul, ss.278-291, 2015
Eğlence Bizans’ın günlük yaşamının en temel unsurlarından biriydi. Dinî ya da dünyevi çok çeşitli birçok yortu/bayram ve tören, Bizanslıları eğlendirirdi. Başkent sakinlerinin en sevdikleri meşgale Hipodrom’daki araba yarışlarını, dramatik gösterileri ve dinî geçit törenlerini izlemekti. Apokries adı verilen ve başkent halkının kılık değiştirerek katıldıkları geçit törenleri/fener alayları gibi aktivitelerin olduğu karnaval büyük ilgi görüyordu. Yeni ay (Nea Selene) döneminde kent sakinleri sokaklarda ateşler yakıp üzerinden atlayarak eğlenirlerdi. Tavernalar, halkın bolca yemek ve şarap tükettiği ve müzik dinlediği mekânlardı. Taşrada yılda bir kutlanan yortuların arifesi de dinî bayramlar olarak başlayıp kilisenin tüm itirazlarına rağmen sihirbazların (magoi), astrologların ve hokkabazların vs. katıldığı hareketli panayırlarla biterdi. Bazı durumlarda kilise uygunsuz bulduğu eğlence türlerini sınırlamalar getirerek ya da yasaklar koyarak engellemeye çalıştıysa da tüm bunlar Bizanslıların günlük yaşamın küçük zevklerinden tat almasını engelleyemiyordu. Bizans döneminin en temel eğlencelerinden biri Hipodrom’daki gösterilerdi. İmparatorluğun bütün büyük kentlerinde bir Hipodrom vardı ve en görkemlisi elbette ki başkentteki Hipodrom’du. Birçok gösterinin sahnelendiği Hipodrom önemli bir sosyalleşme mekânıydı. Bizanslılar Hipodrom’da çok çeşitli müsabakalar izleyebilirdi: At yarışları, vahşi hayvan terbiyecilerinin gösterileri, eski Roma’dakilere benzer gladyatör karşılaşmaları ve daha az kanlı karşılaşmalar... Hipodrom aynı zamanda dinî törenlerin, halk kutlamalarının ve politik tartışmaların vuku bulduğu önemli bir alandı. Böyle zamanlarda başkentin kalbi burada atardı. Hipodrom’daki tiyatro temsilleri, aktörlerin oyunlarda kilise mensuplarına yönelttikleri eleştirilerin sonucunda tedricî olarak sansürlendi ve sınırlandırıldı. Bununla birlikte, doğaçlama oyunlar sunan pandomim sanatçıları, akrobatlar ve müzisyenler büyük ölçekli imparatorluk kentlerinin caddelerini bir panayır havasına sokardı. Aristokratik çevrelerde içkili büyük ziyafetler (symposion), av partileri, costra (tzostra) ve ciganion (tzykanion) denilen sportif turnuvalar düzenlenmesi âdettendi. Bizanslı sıradan halk ise sokaklardaki çeşitli gösterileri izleyerek eğlenirdi: Çingenelerin getirdiği köpekler, maymunlar, ayılar, yılanlar, filler, develer, gergedanlar ve daha birçok egzotik hayvanın, akrobatların, sihirbazların ve dansçıların yer aldığı gösterileri Bizans halkının yabancısı olmadığı kukla tiyatrosu izlerdi. Halk, şarap ikram edilen ve dans gösterilerinin de izlenebildiği tavernalarda eğlenirdi. Büyük ve önemli dinî bayramlar, panayırların düzenlenmesi için de iyi bir vesile olurdu. Sıklıkla dinî yapıların yanında kurulması bakımından dinî-ticari bir anlam da taşıyan bu panayırlar için genellikle kentlerin açık alanlarında alelacele barakalar ve daha özenli hazırlanan çadırlar kurulurdu. En bildik panayırlar Trabzon (Trapezous), Frigya Pacatiana bölgesindeki Khonai (Honaz) panayırları ile Selânik’teki (Thessaloniki) Demetria panayırları idi.