in: EĞİTİM TARİHİ, Prof.Dr. Erkan DİNÇ, Editor, Anadolu Yayınları, Eskişehir, pp.54-93, 2023
İslamiyet doğduğu zaman İran, Mezopotamya ve Anadolu topraklarında iki büyük güç birbirleriyle ner
deyse yüzyıllara varan bir egemenlik yarışı içindeydi. Doğu Roma ve Sasani İmparatorluğu. Bu iki güç
paganlıktan tek Tanrılı bir inanca geçmiş olsalar da bu topraklarda bugüne kadar gelecek olan en önemli
kimlik İslamiyet olmuştur. İslamiyet’in ortaya koyduğu yeni nizam beraberinde Müslümanlığın kabulünü
de hızlandırmış ve bu topraklar yeni İslam devletlerine başkentlik yapmıştır. Sırasıyla Şam, Bağdat, Kahire
ve oradan da Avrupa’nın bir ucu olan Kurtuba’ya kadar uzanan İslam başkentleri kendi zamanlarının ilim,
kültür ve eğitim merkezleri olmuşlardır. Başkentlerde ve diğer önemli şehirlerde devlet eliyle eğitim kurum
ları inşa edilmiş ve desteklenmiştir. Bu eğitim kurumları bazen bir cami, bazen bir medrese bazen de bir
bilgi evi veya direk sultanların sarayı da olabilmekteydi. İslamiyet’in Türkler tarafından kabulü ile bu bayrak
yarışının daha da ileriye taşındığı görülmüştür.