Chapter 6 - Dene (Balance) The Role of the Concept of Balance in Character Design Principles Through Animation


Creative Commons License

Pekin C.

in: Temel Tasarım Kavramlarını Disiplinlerarası Okumak - I, Behiç Alp Aytekin, Editor, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, pp.99-116, 2019

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2019
  • Publisher: Nobel Yayın Dağıtım
  • City: Ankara
  • Page Numbers: pp.99-116
  • Editors: Behiç Alp Aytekin, Editor
  • Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
  • Anadolu University Affiliated: No

Abstract

6. BÖLÜM DENGE (Balance)

TASARIM İLKELERİNDEN DENGE KAVRAMININ ANİMASYON İLE KARAKTER TASARIMI PRENSİPLERİNDEKİ YERİ


GİRİŞ


"Bir mum yakmak bir gölge yaratmaktır."

                                                                                                                                                                                   (Le Guin, 1968, s. 44) 


Günlük konuşma dilinde kullandığımız denge kelimesi, sahip olduğu geniş çaptaki anlamlar itibariyle çoğumuz için hayatımızda elde etmesi zor bir kavramdır. Denge olmadan hayatımız dağınık, düzensiz ve ahenksiz bir hal almaktadır. Kişinin dengesini sağlayamadığı takdirde ayakta durmakta yaşayacağı güçlük, benzer şekilde bir tasarım ilkesi olan denge kavramı uygulanmaksızın kurgulanan tasarım çalışmaları için de geçerli olacaktır.

Denge, simetri ve dolayısıyla eşitlik yolu ile kolaylıkla sağlanabilmektedir ama bu çoğu zaman tasarım genel çerçevesinde etkili ya da istenen bir sonuç olmamaktadır. Bir çalışma ortadan ikiye bölündüğünde her iki taraf görsel olarak birbiri ile eşit bir yerleşim sergiliyorsa, bu koşulda görsel anlamda dengeden değil ancak monotonluktan bahsedilebilmektedir. Kompozisyondaki asimetrik kurgular, farklı şekil kullanımı; kısacası tasarım ilkelerinin düzen getirmeyi amaçladığı sanat öğelerinin birbirinin zıtlıklarını ortaya çıkarak şekilde uygulanmaları, çalışmayı izleyiciler için çok daha ilgi çekici bir hale getirmektedir. 

Animasyon alanında da benzer bir denge olgusu ile birlikte, çizgi, şekil, form, ton değeri, mekan, renk ve doku öğelerinin yanında hareket kavramı da yer almaktadır. Bu bölüm, temel tasarım kavramları arasında yer alan dengeyi, dengenin animasyon on iki temel prensibine olan katkılarını ve bu prensipleriizleyiciye yansıtan karakterler üzerindeki etkilerini incelemektedir. Aynı zamanda bölümün kapsamı dengeyi sadece görsellik çerçevesinde değil, senaryo aşaması içerisinde de; yani dengenin karakter gelişimi evresine olan etkisini de ele almaktadır. 

Eski zamanlardan beri doğal sistemlerin işleyişini açıklamak için kullanılan "doğanın dengesi" metaforu, aslında yaşamsal ve çevresel bileşiklerin sürekli etkileşimi ve bu etkileşimden doğan enerji sayesinde doğada oluşan dengeyi tanımlamaktadır. Günlük yaşantımızda dengenin yeri ise doğuştan benliğimizde oluşmakta ve sürekli gelişmektedir. Bu gelişim doğrultusunda gerek kendi bünyemizde gerek diğer canlılarda gözlemlediğimiz denge unsuru, sadece bir tasarım ilkesi olmaktan ziyade aslında bir yaşam ilkesi niteliğini taşımaktadır. Yaşamın temel gerçeğine, yani yerçekimine dayandırılan denge, hayatımızda sürekliliğini sağlamak adına fiziksel güç ya da enerji sarf ettiğimiz önemli bir özelliğe dönüşmektedir (Öztuna, 2007, s. 21). 

Doğadan ilham alan sanat kavramında ise denge tanımı, bir sanat yapıtı meydana getiren öğelerin (çizgi, şekil, form, ton değeri, mekan, renk ve doku) bütün içerisinde oluşturulan kompozisyonu bozmayacak biçimde dağılımı olarak açıklanmaktadır. Bu bağlamda dengenin doğadaki tanımına paralel olarak, sanat öğelerinin etkileşimi ve bu etkileşim sayesinde açığa çıkan enerjinin istikrarının sağlanması durumunda sanat yapıtında denge unsuru oluşmaktadır. Çalışmanın gerçekleştirildiği yüzeyi bir enerji alanı olarak adlandırırsak, sanat öğelerinin uyumundan meydana gelen enerjinin muvazene edilmesini sağlayan denge ilkesinin aranması ve sağlanması, eserin değerini estetik açıdan arttırmakta ve gerek izleyicide gerekse enerjisini açığa vuran sanatçıda bir haz duygusu oluşturmaktadır (Boztaş ve Düz, 2013, s. 3). 

Benzer enerji dışavurumunu sanatın doğası gereği soru sorma ya da düşünme yoluyla değil de bir soruna karşı cevap (problem çözme) niteliğinde sağlayan tasarım kavramı ve tasarım ürünleri, sanatın özgür ve özgün yaratım sürecinden beslenip işlevselliği ön plana alarak kendi sistematiğini kurmakta ve belli başlı kalıplara oturtmaktadır.